9
2011
Tekno Sosyal Geleceğimiz
İzleyeceğimiz görüntülerin geleceğin dünyasında canlılar arasındaki iletişimin şeklini gösteriyor. Durum korkunç gibi görünse de bundan 6-7 sene önce öğrencilik yıllarında da bunun kadar olmasa da buna benzer bir iletişim şeklini kullanıyorduk evde. O zamanlarda Feysbuk,tivitır gibi mikro sosyal ağlar olmadığı için Türkiye’de zamanın en popüler anlık iletişim programı MSN Messenger gençler arasında favoriydi. Yemekler hazırlanır, dışarı çıkılması gerekir, yapılması gereken işlerin konuşulması gerekir ama kimisi internette gezintide, kimisi oyunda, kimisi msn ile çet yaparken bir anda sağ köşede dı dı dıt diye bir ileti yemeğin hazır olduğuna dair mesaj alınır, bir tıkırtı sessizlik hakimse üstüne de bir titreşim gönderilirdi.
Zaten bu sessiz ve derinden ilerleyen iletişim teknolojileri yüzünden daha az konuşur olduk. Bundan 50 yıl sonra belkide 5 kelimeyi bir araya getirip konuşabilen insan filozof olup çıkacak. Ya da şehirlerde, kozmopolitlerde yaşayan insanlar dil olarak birbirine çok yakın cümlelerle tek bir dile doğru gidecekler. Bunlar gelecekteki iletişimle ilgili varsayımlarım.
Birde işin psikolojik, sosyolojik boyutu var. Özellikle gerçek yaşantı ile sanal yaşantı arasında kopukluk yaşayan bir grupta var. Bunlar normal yaşamlarında ki hayat tarzlarını sanal alemde yokmuşçasına sanki daha farklı bir insanmış gibi göstermeye çalışarak kişilikleri ile çelişiyorlar. Hepimizin forum ortamlarında, sosyal ağlarda karşılaştığı ilginç analizler var. Gerçek yaşantısında bir fikrin pasif destekçisi olan ve fikirleri ile zıt yaşayan bir kişi sanal ağların verdiği özgürlükle bir anda aslan kesilebiliyor. Hani şu sıkça karşılaşılan “Klavye Devrimcisi” ya da “Klavye Milliyetçisi” tarzında yaklaşımlarda buradan kaynaklanıyor.
Bu tehlikeli gelişmelerden en çok nasibini de teknoloji tüketimini çılgınca yapan Türkiye alıyor. İnterneti halen bir eğlence merkezi olarak gören toplum da çok az bir kesim bunun yanına sosyal gelişimi katarak internette zaman harcıyor. Bir çoğumuz açma kapama düğmesinin dışında en çok Feysbuk ve diğer sosyal ağlar ile paylaşımların peşinde koşuyor. Zaten paylaşımlara gelince ise nerdeyse diplere vuran içerik zenginliği var.
Toplum kitaplardan uzak yaşadığı için kelime dağarcığı az ve paylaşımların üzerine yorum getirebilme ve mesaj verebilme kabiliyeti de buna paralel sınırlı oluyor. Gelecek gençler adına sanal ortamda sorunlu geçeceğe benziyor. Umarım bunu aşabilecek eğitim politikaları geliştirilebilir ve sosyal ağlar ve sanal iletişim ağları daha sağlıklı kullanılabilir hale getirilir. Bakalım nasıl bir tekno sosyal gelecek bizi bekliyor.
Görüntü Bilgileri ve Kaynak
LİSAN-I HAL : Osman Turhan
Animasyon: Emre ÇILDIR
TRT Çizgi Ofisi
Benzer Yazılar:
Yorum Bırak
Son Yazılar
- 3 Kitap, 3 Hikaye
- Annemarie Schimmel – Hz. Muhammed (S.A.V)
- Ali Şeriati – İslam ve Sınıfsal Yapı (Kitap)
- Bülent Akyürek – İçinizdeki Öküze Oha Deyin (Kitap)
- Alev Alatlı – Hatırla Geçmişin Geleceğindir (Kitap)
- Jochen Hippler – Düşük Yoğunluklu Çatışma (Kitap)
- “Haydan Gelen Huya Gider” mi yoksa “Hayy’dan Gelen Hû’ya Gider” mi?
- Uğur Mumcu – Kürt Dosyası (Kitap)
- Nihat Genç – İşgal Günleri (Kitap)
- Dr. Ali Şeriati – Dine Karşı Din (Kitap)

Yazan
































