Soner ORHAN

Soner Orhan'ın Kişisel website ve Güncesi

Yazar Soner ORHAN
Kasım - 5 - 2008
Yaklaşık 14 aydır yaÅŸadığım Kıbrıs’ta kendi yaÅŸam alanlarım dışında az çok çevre sahibi olmanın verdiÄŸi avantajlarla bir çok sosyo-kültür den eÅŸ, dost, arkadaÅŸ edinme fırsatı buldum. Bunların en geniÅŸi ve önemlisi üniversite öğrencisi arkadaÅŸlar.
BildiÄŸiniz üzere Türkiye’de vakıf üniversitesi olarak adlandırılan ve Türkiye’de burjuva sınıfı ailelerin çocuklarının eÄŸitim yeri olarak adlandıracağımız Kıbrıs’taki vakıf üniversitelerin de ülkemizden kalkıp buraya gelen bir çok gencin geçmiÅŸ yıllarda ki buraya gelen öğrenci portresinde olmadığını gördüm.
Bir zamanların fiyatları ile eriÅŸilemezlerin uÄŸrak mekanı olan üniversiteler artık her bütçeden gençleri ağırlar duruma gelmiÅŸ. Türkiye’de orta kesimin az üstündeki aileler bile umut olan “Diploma” için her türlü fedekarlıklardan kaçınmıyor artık.
Fakat burada ayrı bir tablo var. Öğrencilerin bakış açısı bundan 10 yıl önceki bakış açısı değil. Hayat şartları burada bir çok öğrenciyi zorlayacak düzeyde. Ailelerden bazıları yardımları sınırlı tutarken bazıları umursamamış. Burada artık para harcayan ve tüketen öğrenci modelinden farklı bir bakış açısı var.
Bugün bu öğrencileri bir kafeteryada, bir restoranda, bir inşaatta, bir temizlik şirketinde vs. farklı iş dallarında çalışırken görmek mümkün. Gerçekten buraya tüketmeye değil aynı zamanda kendilerini bulmaya da gelmişler. Çalışıyorlar, didiniyorlar ve en azından aylık kira masraflarını ve geçinebilecek kadarda harçlıklarını çıkarmak için var güçleriyle çalışıyorlar.
Çoğu zaman öğünlerini azaltıyorlar, dolapları tam takır geziyorlar, okula kilometrelerce yürüyorlar yada en ucuz ulaşım aracını seçiyorlar, sigaranın ucuzuna kaçıyorlar, her gece bir eğlence mekanına kaçmıyorlar belkide bunu ayda iki ayda bir yapıyorlar.
Bu çok güzel bir ahlaki tavır aslında. Ekmeğinin kıymetini bilmek. Devlet okullarında ailesinden gelecek kırk kanaat parayla ay sonunu getirmeye çalışan Anadolu lu gencin maceralarını onlarda bu küçücük ada da yaşıyorlar. Elbetteki tablonun hepsi böyle değil. Halen üst yaşam standartlarında hayatlarını sürdürenlerde var. Fakat şuanki tabloda ağırlık bu görüntüde.
Türkiye’de sınıfsal yapının deÄŸiÅŸtiÄŸi bir dönemde burada da öğrencinin sosyo-kültürel ve ekonomik açıdan bir deÄŸiÅŸim geçiriyorlar. Burada hayat hiç onları Kıbrıs’a ilk uÄŸurladığınız gündeki gibi gitmiyor. Onlarda bu gerçek hayatın içerisine karıştılar ve bileklerinin hakkıyla da diplomalarının hakkını alın terlerinide katarak vermeye çalışıyorlar.
PaylaÅŸ:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • FriendFeed
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter
Yazar Soner ORHAN
AÄŸustos - 30 - 2008
Son üç Ramazan’ı sırayla Safranbolu, Brüksel ve MaÄŸusa’da geçirdikten sonra bu yılda Ramazan’a girmek yine Kıbrıs topraklarında nasip oluyor inÅŸallah.
Ramazan’ın atmosferini doÄŸal olarak en fazla hissettiÄŸim yer Safranbolu’ydu. DoÄŸal çünkü küçük bir ÅŸehir(diÄŸerleride öyleydi) ama muhafazakar bir bölgeydi. Ramazan’da gündüzleri ortalık sessiz ama iftar vakti öncesi büyük bir hareketlilik baÅŸlardı. Özellikle Safranbolu’da dernek gönüllülerimiz ile birlikte iftar çadırında yüzün üzerinde vatandaÅŸa yemek dağıtma organizasyonunda çalışmakta ayrı bir keyif vericiydi.
2 yıl önceki Ramazan’ın büyük bir kısmını hatta tamamına yakınını Brüksel’de geçirmek nasip olmuÅŸtu. Zaten orada ne gibi bir haz alınabilirdiki. Ülkenizde ezan sesleri gökyüzüne karışmış, toplar atılmış ve sizde yerel saat farkı yüzünden bir kaç saat sonra sessizce kendi çapınızda orucunuzu açıyordunuz. Allah tüm yalnız gurbetçilerin yardımcısı olsun. Bu manevi güzellikten yoksun olarak Ramazan geçirmek oldukça zor.
Geçtiğimiz yıl ise Kıbrıs adasına ayak bastıktan bir kaç gün sonra Ramazan ayı gelmişti. İş, çalışma temposu derken doğal olarak oruç yine maddiyatta kalıyor ve manevi haz alınamıyordu. 30 gün ne olduğu anlaşılamadan yitip gidiyordu.
Bu yılda yine Ramazan’ı Kıbrıs’ta ağırlayacağım. 10 gün geriye geldi ve meÅŸhur AÄŸustos sıcağı ve Oruç ikilisi aynı takvimde buluÅŸtu. Bakalım dirayet gösterip bu manevi huzuru ne ölçüde yaÅŸayacağız. Elbetteki Allah ömür verdikçe tutacağız. Ama bunun yanında insan Ramazan’a tümüyle adapte olabilmek için çevresel faktörleride göz önünde bulundurmak istiyor. Åžimdilik o çevresel faktörler Kıbrıs kara sularında çokta kendisini hissettirmiyor ama olsun. Ramazan her yerde Ramazandır ve inançlar gereÄŸi kulluk görevide yerine getirilmelidir.
PaylaÅŸ:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • FriendFeed
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter
Yazar Soner ORHAN
AÄŸustos - 25 - 2008
Türkiye’nin güneyinde Akdeniz’in ortasında siyasi açıdan sorunlu olduÄŸu kadar coÄŸrafi açıdanda sorunlu bir adası bulunmakta. Kıbrıs gelip görülmedikten sonra insanların aklında yer edinmiÅŸ haliyle tropikal bir ada olarak bilinsede aslında büyük bir bölümünün adeta çölleÅŸmeye doÄŸru gittiÄŸini söyleyebiliriz.
Bir zamanlar yeÅŸillikten geçilmediÄŸi söylenen bu adada artık bir ot bile bitmiyor. Özellikle KKTC’nin baÅŸkenti LefkoÅŸa civarı ve MaÄŸusa bölgesi bu konuda en müzdarip yerlerin başında geliyor. Bunun dışında suyun bulunduÄŸu ve yeÅŸilliÄŸin buralara göre daha iyi konumda olduÄŸu Karpaz ve Güzelyurt bölgesi ise daha iÅŸtah açıcı bir yeÅŸilliÄŸe sahip.
Maalesef adada büyük ölçüde bir su sorunu var. Dört bir tarafı denizlerle çevrili adada su deniz suyundan biraz daha temiz bir konumda şebekelerden veriliyor. Ve yaklaşık 2-3 aydır ise yağmurun esamesi okunmuyor. Susuzluk adanın kuzeyinin ve güneyinin en büyük sorunlarının başında geliyor.
Kıbrıs’ı bende gelmeden önce yeÅŸilliklerle dolu her çeÅŸit nebatın bulunduÄŸu bir yer olarak düşlüyordum ama burası için söylenecek tek bir ÅŸey varsa gelin bir otele yerleÅŸin bir haftadan fazlası için plan yapmayın. Çok sakin ve huzurlu bir yer ama çöl ikliminin hissedildiÄŸi ve kuraklığın zirve yaptığı yerde pekte aradığınızı bulacağınızı sanmıyorum.
PaylaÅŸ:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • FriendFeed
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter
Yazar Soner ORHAN
Temmuz - 27 - 2008
Buradaki yaklaşık 11. ayım. Kıbrıs’ın güzelliklerini ve çekilmezliklerini elimizden geldikçe yaÅŸamaya çalışıyorum. Kıbrıs diyorum ama K.K.T.C.’den bahsetmek gerekiyor. Malum gezip görebildiÄŸimiz yerler ancak Kıbrıs adasının kuzey kesimi ile sınırlı.
Kuzey Kıbrıs’ta bir çok yeri görebilme fırsatım oldu. Girne’si, MaÄŸusa’sı, LefkoÅŸa’sı, Karpaz’ı vs. vs. bir çok köyüne kadar gittim bazen gezi amaçlı bazende iÅŸ amaçlı. Kıbrıs çok sakin ve düzenli bir hayata sahip ama en büyük ızdırabı su sorunu. Åžehir ÅŸebekesinden deniz suyuna yakın bir suyun akması gerçekten insaanın iÅŸtahını kapatıyor. Kıbrıs’ı tropikal ada gözüyle görünler yanılıyorlar tamamen Afrika’daki çöl iklimine benzer yaÄŸmurun çokta uÄŸramadığı, kurak topraklara sahip bir ada.
Burada Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak yabancı uyruklu olmak ise ayrı bir üzücü olay. Yani çalışma iznimizle pasaportumuzla gerekli koÅŸulları yerine getirerek çalışabiliyoruz. Burada sevenimiz olduÄŸu kadar sevmiyenimizde fazla. Türkiye’liler biraz geri plana atılmak istenmiÅŸ. Haklılıkları olduÄŸu kadar insani boyutuna bakınca haksızlıklarda göze batmıyor deÄŸil. Ama huzur arayanlar için çok güzel bir ülke diyebilirim.
Politik sorunlarıyla, “Yes be annem”cileriyle, su sorunlarıyla, stratejik konumuyla vs. vs. her türlü olumsuz görüntüsüyle bile bence huzuru arayanlar için çok güzel bir noktada olduÄŸunu düşünüyorum.
PaylaÅŸ:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • FriendFeed
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter

Özlü Sözler

Ozlu Sozler


-Akıllı birisinden gelen cefa, bilgisizlerin vefasından iyidir. MEVLANA
-Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir. HACI BEKTAŞI VELİ
-Bilginin olduğu yerde bilenler, aklın olduğu yerde düşünenler vardır. Y. HAS HACİP
-Unutulmak istemiyorsan, ya okunacak şeyler yaz,ya da yazılmaya değer şeyler yap. BENJAMIN FRANKLIN
- Çalışmadan, yorulmadan,üretmeden, rahat yaÅŸamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, ve daha sonrada istiklal ve istikballerini kaybederler. GAZÝ M.KEMAL
- Bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunmaz. UÄžUR MUMCU
- Fikirlerini ve söylediklerini asla kabul edemem..Ama onları söyleme hakkını ölünceye kadar savunurum.Voltaire
- Başkalarının bilgisi ile bilgin olsak bile ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz.Montaigne

Ne Okuyorum?

Ozlü Sözler

Oltadaki Balık Türkiye - M.Emin Değer

Flickr Albumumden Fotograflar

photo4photo5photo9photo8