Soner ORHAN

Soner Orhan'ın Kişisel website ve Güncesi

Yazar Soner ORHAN
Ağustos - 1 - 2010

Türkiye halkı 12 Eylül günü sabahı yeni bir anayasanın ön hazırlığı için sandık başına gidecek. Bu aralar ülke gündemi o kadar yoğun ki her yerde  EVET ve HAYIR logolu parti propagandaları dönüp duruyor. Ülkenin dört bir yanında bir telaş hakim. Halkta bu gösterilere ev sohbetlerinde, kahve köşelerinde, sokaklarda, işyerlerinde kendi duydukları bildikleri kadarıyla katılıyor ve tartışıyorlar.

Türkiye’nin gerçektende bir anayasa değişikliğine ihtiyacı var mı yok mu tartışma konusu bile olamaz. Elbetteki dünya ile birlikte Türkiye’de değişiyor ve çağın gereksinimleri karşısında insanların kişisel hak ve özgürlükleri konusunda da hukuken değişime gitmek en doğru yol olarak görünüyor. Mitinglerde referandum ile ilgili bilgilendirme fazlada yok. Yine İktidar/ Muhalefet çatışması şeklinde gelişiyor olaylar. Tabiki halkta bu seçim havası gibi geçen ortamda partizan kimliğini ön plana çıkararak başkanı, vekili ne diyorsa onun dediğine inanmak zorunda kalıyor.

Türkiye’de geniş bir kitlenin sadece yüzeysel tartışmalarla oyunun rengini belli ettiği tartışmalarda biraz şu yeni anayasa hakkında bilgi sahibi olalım istedim.

Yeni anayasa ile 1982 anayasası arasında bizi yani avam tabakasını ilgilendiren ne gibi değişiklikler var?  Açıkçası benim değişime giden maddeler arasında incelediklerimin bir çoğu beni kurtarmaktansa siyasi partileri kurtarmaya yönelik olmuş. Yani anayasanın yeni maddeleri tam bir siyaset-yargı üstünlüğüne dönüşmüş.

Öne çıkan başlıklardan birisi Memurlara toplu sözleşme hakkı. Bu iyi bir düzenleme tabi ki. Fakat ne kadar doyurucu bir hak orası da muamma. Kişisel hak ve özgürlükler de, insani haklar konusunda önemli bir adım atılmış ama bunlar da tabi ki sadece kanunlarda kalan tatbiki, uygulamaya geçirilmesi zor olan mevzular.

Anayasanın içerisinde ki en çok meclistekilerin kendilerini kurtarma planları dikkat çekici. Yeni anayasaya partileri daha ulaşılmaz yaparken hukukun üstünlüğünün meclise gelince sökmeyeceğinin yolunu açıyor gibi yeni anayasa.

Bir baksanıza 1982 Anayasasına göre

Bir siyasî partinin tüzügü ve programının 68 inci maddenin
dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde
temelli kapatma kararı verilir.

hükmü yerine

Siyasî partilerin kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcısının
talebi üzerine, Türkiye Büyük Millet Meclisinde grubu
bulunan her bir siyasî partinin beser üye ile temsil edildigi
ve Meclis Baskanının baskanlıgında olusturulacak
Komisyonun üye tam sayısının üçte iki çogunlugu ve gizli
oyla verecegi izin üzerine açılacak dava, Anayasa
Mahkemesince kesin olarak karara baglanır. Komisyonun bu
kararı, yargı denetimi dısındadır. Reddedilen izin
basvurusunda ileri sürülen sebepler, hiçbir sekilde yeni bir
basvuruya konu olamaz. Siyasî parti gruplarında ve Türkiye
Büyük Millet Meclisinde izin konusunda görüsme yapılamaz
ve karar alınamaz.

maddesi getirilmiş.  Partilerin temelli olarak kapatılması maddesinin içeriği değiştirilmiş ve kapatmalar olabildiğince hukukun dışına itilmiş. 5 yıl olan siyasi yasaklılık 3 yıla kadar indirilmiş.

Yani maddeler daha detaylı incelendiğinde diğer partilerin bile iştahını kabartacak cinsten değişiklikler var yeni anayasımızda. Zaten halka zerre kadar verilen haklar meclis çalışmalarında ki genelgelerle tekrar ellerinden alınacağı aşikar. Ben bu anayasa değişikliğinden hiç bir şey anlamadım. 12 Eylül gününe kadarda daha detaylı inceleme fırsatları bulurum diye umut ediyorum.

Bu arada Anayasa değişiklik paketi hakkında eski ile yeni maddeler arasındaki değişiklikleri ve yenilikleri inceleyebileceğiniz dosyaya buradan ulaşabilirsiniz. Şimdi sohbete ara verip yeni anayasa için karar verme zamanı. birde aşağıdaki algoritmayı incelemenizdede yarar var. Statükocu yurttaşlarımız için seçim zamanı gelişecek olayların kısa bir özeti gibi sanki

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • FriendFeed
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter
Yazar Soner ORHAN
Kasım - 20 - 2009

Soner’in Güncesinde yurtdışı ve yurtiçinde yaşamış olduğum bazı anılarım detaylarını bulabilirsiniz. Yaşanmış tatlı anılar, sıkıntılı günler, yalnız günler, anlamlı ve anlamsız zamanlar, anlık mutluluklar yada üzüntüler, evden uzakta yada evin merkezinde gelişen olaylar ve diğer tüm gün detaylarını buradan yayınlamaya çalışacağım.

Bu bölüm daha önce blog klasörü altında sitenin başka bir bölümünde zaten yayınlanıyordu ama şimdi hepsi bir yere toplanacak. Bu daha çok yurtdışında yaşadığım hayattan detayların barındığı bir bölümdü ama şimdi elimden geldiğince son 3-4 yıllık periyotta yaşadığım ve detaylandırma ve anı olarak paylaşma isteği duyduğum tüm herşeyi burada paylaşacağım. Eğer beni merak ediyorsan söylemek isterimki “Şeytan detayda gizlidir”.

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • FriendFeed
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter
Yazar Soner ORHAN
Kasım - 10 - 2009

Benim naçizane vücudum elbet birgün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”

“Mustafa Kemal’in gözünde, eylemin ‘meşruluğu’ demek, halkça onaylanmış olması demektir Yoksa Kongreleri, Büyük Millet Meclisi’ni anlamak ve açıklamak mümkün olamazdı Şu sözlerini bir de: ‘…Bir devreye yetiştik ki, onda her iş meşru olmalıdır.

Millet işleri de ancak milli kararlara dayanmakla, milletin genel duygularına tercüman olmakla gerçekleşir’ Siz Osmanlı ülkesinde, ‘milli kararlara dayanmak’, ‘meşruluğu’ bunda aramak ne demektir bilir misiniz? Padişahı ve Halifeyi silmek, hiçe saymak demektir! Mustafa Kemal, Amasya Tamimi’nden itibaren, Osmanlı meşruluğunu reddetmiş, tarihsel meşruluğu önemsemiştir Buysa ‘ihtilal’in ta kendisidir”
Attila İlhan

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • FriendFeed
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter
Yazar Soner ORHAN
Kasım - 7 - 2009

Bu bağlantı altında Türkiye’nin menfaatleri ve çıkarları adına  söylemlerde bulunan milli aydınların ekranlardaki söyleşilerini, izlentilerini, konuşmalarını video olarak izleyebilirsiniz. Attila İhan, Nihat Genç, Banu Avar, Hulki Cevizoğlu, Oktay Sinanoğlu gibi milli aydınların ülkemizde olup bitenleri, gaflet uykularını anlattığı izlentileri muhakkakki izleyin ve izlettirin. Ayrıca farklı türdeki ülkemizi yakından ilgilendiren videolarıda bu sayfa altında bulabilirsiniz.

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • FriendFeed
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter
Yazar Soner ORHAN
Kasım - 6 - 2009

Bugüne kadar okuduğum, beğendiğim, kütüphanemde arşivlediğim çeşitli kitap ve denemelerden oluşan eserleri sizlerle paylaşmak istiyorum. Genellikle Türk yazarların oluşturduğu bu arşivlerin içerisinde Tarih, Araştırma, Siyaset, Strateji, Felsefe, Roman, Dünya Klasikleri, Hatıralar vb. kitap türleri bulunmakta.

Kitap okumak sevdiğim alışkanlıkların başında geliyor. Zaman ve maddi imkanlarda el verdiği sürece kocaman bir Kitap Dünyası oluşturmayı düşünüyorum. Kategori bölümünün üzerine gelerek istediğiniz kitap türünü inceleyebilirsiniz.

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • FriendFeed
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter
Yazar Soner ORHAN
Kasım - 5 - 2009

İlk “www” harflerini adres çubuğuna girdiğimde yıllar 1999′u  gösteriyordu.  İnternet kullanıcısı olmuştum ama sadece olmakla kalmıştım. Sonradan telefona melodi bulmak için ve boş gezintiler yapmak için kullanır oldum.  Arkasından geçen 3 yıldan sonra @ işaretiyle tanışıp kendime ait bir e-posta hesabı oluşturarak dijital dünyadaki posta kutumu oluşturmuş oldum.

2005 yılında internet dünyasında  kendime yer edinmek dijital ortamdaki paylaşımları bir adreste toplamak üzere “tripod”  un ücretsiz web alanında 20 mb’lık bir alanda internet sitesi macerası başladı. Kısa bir süre sonra Frontpage destekli ilk HTML tabanlı web sitemi inşa ettim.

İşte o günden bu yana bazen Dreamweaver, Frontpage, Flash ve Photoshop’u belli oranlarda kullanarak, sürekli güncelleyip bugüne taşıdığım kişisel web sitesi çalışmamı artık Worpdpress’ten de CMS (Content-Managament-System // İçerik Yönetim Sistemleri) yardımıda alarak daha profesyonel ve keyifli hale getirmenin planlarını yapmaktayım. Malum, çağımız bilişim çağı ve bu çağın gerekliliklerinin en başında gelen ise  internet aleminde yerimizi almak ve burada kendimize yer edinmek.

 İçinde bulunduğumuz çağı, zamanın en verimli ve en hızlı şekilde kullanılması  gerekli çağı olarak değerlendirirsek bilgiye en kısa sürede ulaşmaya çalışmanın pratik yolu internet dünyasıdır. Bunun dışında uzaklardaki sevdiklerimizle, tanıdıklarımızla, ailemizle, arkadaşlarımızla irtibatlarımızı sürdürmeye vakit bulamadığımız şu zaman diliminde yapılabilecek en doğru şeylerden biriside onlara kendimizi sanal dünyanın nimetlerindende faydalanarak bir bağlantı çerçevesi oluşturmaktır. Bu sebeple bende ailevi, çevresel vs. vs. sebeplerle bir tanışıklık içerisine girdiğim yakınlarımla ve sadece sanal alem üzerinden bilgi alışverişi içerisinde olduğum kişilere kendimi anlatmak, yardımcı olmak, fikir paylaşımında bulunmak, geçmişten birşeyler paylaşmak adına burada bulunuyorum. Darısı hepimizin başına :)

Bu internet aleminde yer edinme sürecinde içerik olarak birbirine yakın fakat görsel olarak farklı  site temaları ile size merhaba dedim. Şimdi ise 7. farklı tema ile merhaba diyorum. Ama bu sefer HTML kodlama sistemiyle değil açık kaynak kodlu olan “wordpress” sistemininde desteğiyle daha hızlı ve kolay merhaba diyorum. Neyse sözü uzatmayalım. Malum gezmeniz gereken, izlemeniz, bakmanız, okumanız, yorumlamanız gereken onlarca sayfa sizi bekliyor. Umarım web sitemi ziyaret ederken istediğiniz bilgilere ulaşabilir ve faydalanabilirsiniz. Şimdiden iyi gezintiler. Unutmayın bu sadece kişisel web sitesi niteliğindedir. Bundan fazlasını beklemeyin. :)

Paylaş:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • FriendFeed
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter

Özlü Sözler

Ozlu Sozler


-Akıllı birisinden gelen cefa, bilgisizlerin vefasından iyidir. MEVLANA
-Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir. HACI BEKTAŞI VELİ
-Bilginin olduğu yerde bilenler, aklın olduğu yerde düşünenler vardır. Y. HAS HACİP
-Unutulmak istemiyorsan, ya okunacak şeyler yaz,ya da yazılmaya değer şeyler yap. BENJAMIN FRANKLIN
- Çalışmadan, yorulmadan,üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, ve daha sonrada istiklal ve istikballerini kaybederler. GAZ M.KEMAL
- Bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunmaz. UĞUR MUMCU
- Fikirlerini ve söylediklerini asla kabul edemem..Ama onları söyleme hakkını ölünceye kadar savunurum.Voltaire
- Başkalarının bilgisi ile bilgin olsak bile ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz.Montaigne

Ne Okuyorum?

Ozlü Sözler

Oltadaki Balık Türkiye - M.Emin Değer

Flickr Albumumden Fotograflar

photo4photo5photo9photo8