Soner ORHAN

Soner Orhan'ın Kişisel website ve Güncesi

Yazan Soner ORHAN
Ocak - 3 - 2010

Yavaş yavaş 20 li yaş dönemlerinin sonuna doğru geliyorum. Artık kanımın deli gibi aktığı dönemlerin sonu geliyor herhalde. Gençlik yada ergenlik dönemi diyelim biz o döneme müziğin evrenselliğine takılıp ne kaptırmıştık kendimizi müziğin tınısına.

İlk aklıma gelen ise beni yerli müzik yanında evrensel müziÄŸin ritimlerinede alıştıran  Bryan Adams’ın “Everything I do I do it for you” ÅŸarkısı olduÄŸunu hatırlıyorum ÅŸimdi. Arkasından U2, REM, UB40, Pet Shop Boys, Chris Isaak, Radiohead, Oasis gibi isimler. 90′lı yıllar gerçektende müzik adına doyum aldığımız yıllarmış onu anladık. TRT’nin “Pop Saati” programını iple çekerdik sevdiÄŸimiz ÅŸarkıcıların en sevdiÄŸimiz ÅŸarkılarına çektikleri kliplerin videolarını seyretmek için.

90′ların başında MTV kanalı ile tanıştık. O günkü MTV ile iyiki tanışmışız. Sürekli olarak günün ve geçmiÅŸin popüler isimlerinin kliplerini döndürür dururlardı akÅŸama kadar. Çene yok yayın yok sürekli sevdiÄŸin ritimlerle içiçesin. Bir “Losing my Relegion” dinlemek en büyük hediyeydi.  Kasetler bir ileri bir geri sardırılırdı eÄŸer albüm ele geçmiÅŸse. Sonra 2000′li yıllarla CD kültürüyle haşır neÅŸir olmaya baÅŸladık. İstediÄŸimiz ÅŸarkı belki hemen elimizin altında deÄŸildi ama bir tuÅŸla bir ÅŸarkıyı bin kere dinleyebilme özgürlüğü sunuyordu bizlere.

Travis’in “Sing” ÅŸarkısı repeat(tekrar) tuÅŸuyla bıkılana kadar dinlenirdide dinlenirdi yada Coldplay’in “Clocks“u ile piyano ritminin heyecanına kaptırırdık arkası arkasına. Arkasından dijital ortam denen bir ortamla tanıştık. Åžarkılar yavaÅŸ yavaÅŸ illegal yollarla bilgisayarlara indirilebiliyordu. MP3 kavramıyla tanıştıktan sonra Winamp ile birlikte artık kasetler ve CD’ler Müzik setinin altında yer kaplamaz olmuÅŸtu. Artık müziÄŸine hayranlık duyduÄŸumuz isimler albüm albüm arÅŸivimizdeki yerini almıştı. Bir tıklama ile hangi ÅŸarkıyı istiyorsak hoparlörden onun sesi duyuluyordu. Aha’dan “Take On Me” ÅŸarkısını dinlemek için 1980′lere geri dönmenin gereÄŸi yoktu.

Derken youtube ile tanıştık 2005′li yıllarda sevdiÄŸimiz ÅŸarkıların klipleri anında görsel olarak karşımıza çıkıyordu. Bu daha heyecan vericiydi. Hem ÅŸarkıyı dinle istersende onun bir zamanlar ele geçmez kliplerini tekrar tekrar izle. Akıllı arama motoru sayesinde daha Search(arama) kısmına leb demeden leblebi yazısı damlıyordu. Sadece bir mısrasını bildiÄŸiniz sanatçısının adını unuttuÄŸunuz bir daha bulabilir miyim diye kahırlandığınız ÅŸarkıların klipleri önünüze sıra sıra diziliyordu.

Artık herÅŸey elimizin altında mutluluÄŸu zafer sarhoÅŸluÄŸu gibiydi. Bir düşünün en son 10 belkide 15 yıl önce dinlediÄŸiniz bir ÅŸarkı ya da Pop Saati sayesinde bir kere görebildiniz bir ÅŸarkı klibi önünüzde bir tıklamayla. Binlerce kez izle binlerce kez tekrar tuÅŸuna bas. Ne güzel bir duygu aman allahım…

Ama olmadı bir ÅŸey yanlış gidiyordu. O heyecanla bir kere daha bir kere daha derken artık ÅŸarkı sıradanlaşıyordu. Göklere çıkardığınız sanki sizi anlatıyor dediÄŸiniz ÅŸarkılar artık çekilmez hale geliyordu. U2′nun içimize iÅŸleyen “One” ÅŸarkısı artık ulaşılmaz deÄŸildi. Sanki çarşı pazarda tezgahlardaydı. Buna dur demezsek bir zamanların o mükemmel tınılarının hepsi sıradanlaÅŸacak kulaktaki o ulaşılmaz melodiler rutinleÅŸecekti. Ve olan olduda. Bugün o ulaşılmazların artık bir çoÄŸunu dinlemiyorum. Aslında dinlemek istemiyorum.

Tekrar eski günlere dönmek istiyorum. Yine onlara zor bela ulaÅŸmak istiyorum. Yine bir “Pop Saati” programını heyecanla bekleyip acaba bu programda ona yer verirlerminin heyecanını yaÅŸamak istiyorum. Bu yazıyı niye yazdım.  Çünkü az evvel internette gezintim sırasımda uzunca bir süredir itina ile dinlemediÄŸim Chris Isaak’in son albümünün videosu ile karşılaÅŸtım. Gerçekten çok heyecanlıydı. O karizmatik adam artık ileriki yaÅŸların verdiÄŸi karizmayı da üstüne alarak yeni bir albüm çıkarmıştı ve klibini kendi resmi sitesinde yayınlıyordu. “Vay be” dedim. Sonuna kadar pür dikkat dinledim ve 0nu ilk tanıdığım 1990′ların başındaki “Wicked Game” doÄŸru yolculuk yaptım. Arkasından “Blue Hotel ” ve diÄŸerleri.

PaylaÅŸ:
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Blogplay
  • FriendFeed
  • MySpace
  • RSS
  • Twitter

Diğer Yazılar

Yorumunu Ekle

Özlü Sözler

Ozlu Sozler


-Akıllı birisinden gelen cefa, bilgisizlerin vefasından iyidir. MEVLANA
-Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir. HACI BEKTAŞI VELİ
-Bilginin olduğu yerde bilenler, aklın olduğu yerde düşünenler vardır. Y. HAS HACİP
-Unutulmak istemiyorsan, ya okunacak şeyler yaz,ya da yazılmaya değer şeyler yap. BENJAMIN FRANKLIN
- Çalışmadan, yorulmadan,üretmeden, rahat yaÅŸamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, ve daha sonrada istiklal ve istikballerini kaybederler. GAZÝ M.KEMAL
- Bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunmaz. UÄžUR MUMCU
- Fikirlerini ve söylediklerini asla kabul edemem..Ama onları söyleme hakkını ölünceye kadar savunurum.Voltaire
- Başkalarının bilgisi ile bilgin olsak bile ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz.Montaigne

Ne Okuyorum?

Ozlü Sözler

Oltadaki Balık Türkiye - M.Emin Değer

Flickr Albumumden Fotograflar

photo4photo5photo9photo8