Avrupa’yı müthiş bir tedirginlik kaplamış durumda. Doğudan ve Kuzey Afrika’dan Avrupa’nın çeşitli ülkelerine göç eden müslüman toplumların halkı Avrupa’da faşist çevrelerce artık istenmeyen halk durumuna gelmiş durumda. Avrupa’da son dönemde özellikle Avusturya, Hollanda gibi ülkelerde yükselen faşist ve ırkçı partiler ise propagandalarını göçmen nüfus üzerinden sürdürüyorlar.
Özellikle 1960′lardan itibaren ağır endüstri kollarında çalıştırılmak üzere ucuz iş gücü olarak toplanan müslüman göçmenler ağır iş şartlarında çalışmalarına rağmen kendi ülkelerindeki toplumsal yapılarından da kopmamalarından dolayı da batıda ayrı bir kızgınlık hakim. Bu noktada ortaya çıkan “Striptiz yasaları, Minare yasakları” ise tahammülsüzlüğün ne noktalara vardığının göstergesi.
Aslında en büyük rahatsızlık ise Avrupa orta sınıfı yada işçi sınıfının rahatsızlığı. Gerçi konunun biraz dışına çıkacağız ama özellikle Devrim sırasında enternasyonalizmin konuşulduğu dönemde Sultan Galiyev’in bu batıya güvenilmeyeceğini söylediği dönemde kimse onu pek dinlememişti. Avrupa işçi sınıfı sosyal haklarının zirvede olduğu dönemde sesleri çıkmazken özellikle göçmen nüfusun arttığı son yıllarda Batı kompradorlarının ucuz iş gücü konusunda kaçak göçmenleri tercih etmesi batılı işçi sınıfınıda artan bir şekilde huzursuz etmekte.
Birazdan aşağıda izleyeceğiniz video ise bu ırkçılık faaliyetlerinde nerelere geldiklerini açıkça gösterecektir. Neredeyse Müslüman nüfusun Avrupa’nın yarısını kapladığını gösteren abartı video görüntülerini göreceksiniz.




















Son Yorumlar