Soner ORHAN

Soner Orhan'ın Kişisel website ve Güncesi

Yazar Soner ORHAN
Kasım - 30 - 2009

Eğer sabit diskinizde bir çok klasöre sahipseniz ve sürekli kullandığınız klasörler diğerleri arasında karışmış ve bulmanız zorlaşıyorsa tam size göre bir program. İster masaüstünüz,  istersenizde sabit diskinizin içerisinde klasörleri kolayca şekillendirmek istiyorsunuz programı basit arayüzlü sürümünü buradan daha içerikli sürümünü indirmek istiyorsanızda şuradan Faydalanabilirsiniz.

Programı kullanmadan önce ekran görüntüsünü merak ediyorsanız onuda buradan görebilirsiniz.

Kullanımı ise rengini değiştirmek istediğiniz klasörün üzerine gelin ve fare ile sağ tuş yapın “color label” üzerine gelin ve oradan istediğiniz rengi seçip klasörünüzü renklendirin.

Yazar Soner ORHAN
Kasım - 30 - 2009

Türkiye sınırları içerisinde her doğan vatandaşa bir e-posta verilecek. Buradaki amaç Türkçe karakter sorunlarının da önüne geçmek. Bunun yanında Google, Yahoo v.b. arama motorlarına rakip olacak  ulusal bir Türk arama motorununda devreye gireceğini aktarıyorlar.

Özellikle Türk site ve bloglarında yayımlanan bilgilere daha sağlıklı ve hızlı ulaşabilmek için yerli arama motoru üzerinde çalışmalarda sürüyor. Bu proje kapsamında 70 milyon vatandaşın her birine 10 GB kapasiteli e-posta adresi verilecek. Her çocuk doğar doğmaz nüfus cüzdanında yazılı olan bir e-posta adresine sahip olacak. Özellikle maliyet, hız, erişebilirlilik açısından bir çok kolaylıklar getireceği aşikarken güvenlik konusunda ne gibi sorunlar çıkaracağı açıkçası merak konusu.

Aslında bürokrasi ve uzun işlemlerden kurtulmak için “e-devlet” projesiyle sanal aleme dalış yapan devlet şimdi bireysel olarak halka ulaşmanın peşinde. Genellikle yeni yeni teknolojinin içerisine giren devlet teknoloji konusunda her ne kadar tekelci bir tavır takınması halkı rahatsız etsede bu projede de bakalım hangi elektronik posta servisi sağlayıcısı kazanç sağlayacak hep birlikte göreceğiz.

Yazar Soner ORHAN
Kasım - 29 - 2009

Türk Subay Mehmet Tevfik’in Çanakkale savaşlarında şehit olmadan 2 hafta önce ailesine ve eşine yazdığı mektuptan alıntı… Çok dokunaklı bir şekilde kaleme alınmış. “Servetimiz olmadığı malumdur” kısmında o zaman subay rütbesinde olan bir Türk askerinin bile ne zor şartlar altında yaşamını sürdürdüğünü gözler önüne seriyor.

Yazar Soner ORHAN
Kasım - 25 - 2009

Yabancı güçlere ve işbirlikçilerine karşı…
2009 yılı Banu Avar’ın deyişiyle yabancı güçlerin ve içerdeki işbirlikçilerinin gemi azıya aldığı ve bunu açıkça ilan ettiği yıldır… 2009 tarihe bu şekilde geçecektir… Şubat 2009′dan Haziran 2009′a kadar Avrasya televizyonu ekranlarından izleyicilerle buluşan ‘Dünya Düzeni’ adlı programda bu tarihsel döneme dikkat çeken deneyimli gazeteci Avar, ‘küresel çete’ olarak değerlendirdiği güçlerin karmaşık ilişkilerini ve uyguladıkları politikaları Türkiye açısından mercek altına alıyor.

Banu Avar’ın kitabı an itibariyle henüz kitaplığımdaki yerini almadı. Fakat en kısa sürede temin ederek okuyacağım ve arşivleyeceğim Banu Avar kitaplarından biri olacaktır.

-Düzeltme: Banu Avar’ın kitabı bugün itibariyle kitaplığımdaki yerini doğum günü hediyesi olarak aldı. Şuan okuduğum “Geri Tepki” kitabından hemen sonra okunacaklar listesinde ilk sırada….

Yazar Soner ORHAN
Kasım - 24 - 2009

Emperyalizmi, paralı askerlerini, işbirlikçilerini yenmek, bu hayasızca akının kökünü kazımak, kurtuluşun sadece bir parçasıydı. Gerçek kurtuluş için Batı ülkeleri ile baş edebilecek kadar güçlü olmak, yoksulluğu, ilkelliği, geriliği, çağdışılığı, bilgisizliği yenmek, aklı özgür kılmak, aydınlanmayı yaşamak, bağnazlığa son vermek, hoşgörüyü yerleştirmek, kadın-erkek eşitliğini sağlamak, yüzde doksan üçü okur-yazar olmayan halkı bilgilendirmek, eğitmek, yurttaş olmalarını sağlamak, millet olmak, sanayileşmek, salgın hastalıkları kırmak gerekiyordu. Bunlar ancak barış döneminde başarılabilirdi.

* Mudanya Anlaşması ile Lozan Andlaşması görüşmeleri sırasında Müttefiklerin tutumları, davranışları, oyunları, tuzakları, üslupları unutulmaması gereken olaylardır. Lozan bu yüzden eşi bulunmayan, uzun ve çok çetin bir boğuşma halinde geçmiştir. Kuva-yı Milliye ruhu ile emperyalizm, Çanakkale’den, Anadolu’dan sonra, Lozan’da da karşılaşmış ve Kuva-yı Milliye ruhu galip gelmiştir. Lozan’da barış, ‘canavarın karnından sökülüp çıkarılmıştır’.

* Mecliste gelenekçiler ile cumhuriyetçilerin çekişmesi, saltanatın kaldırılması, Ali Kemal’in yakalanması, Vahidettin’in ve hainlerin kaçması, karşı-devrimin oluşmaya başlaması, Milli Mücadele’yi başlatan kadronun ikiye bölünmesi iç sorunların başlıcasıdır.

* Özgürlük, toplumsal uyanışa, değişime de yol açar. Kadınlar peçelerini atmaya, çarşaftan çıkarak manto giymeye başlar. Büyük sorunların nasıl çözüleceği daha yoğun olarak konuşulup tartışılır. M. Kemal Paşa’nın dünyaya kapalı bir doğu ülkesini cumhuriyete, aydınlanmaya, uygarlığa, çağdaşlaşmaya adım adım hazırlaması, halkın çağrıya katılması bu dönemin en önemli özelliğidir. M. Kemal Paşa’nın örnek bir aile olmak için yaptığı talihsiz evlilik de bu dönemde yer alıyor. Dönem Ankara’nın başkent olması ve türlü çatışmalardan geçilerek 29 Ekim 1923′te cumhuriyetin ilanı ile sona eriyor.

Yazar Soner ORHAN
Kasım - 22 - 2009

Bölüm 1-

Bölüm 2 –

Bölüm 3 -

Yazar Soner ORHAN
Kasım - 22 - 2009

Yeşil Gladio’nun dinci tetikçileri…

FBI’ın yetiştirdiği dinci istihbaratçılar…

CIA’in kefil olduğu dinci cemaat liderleri…

ABD’den maaş alan dinci köşe yazarları…

Utah’ta TSK aleyhine yayın yapan dinci yalanmakineleri…

Kendini peygamber sanan Amerikalı şeyhe bağlı dinci milletvekili…

“Yahudi malları almayın” deyip Yahudilerle ticaret yapan dinci gazete…

İsim isim… Olay olay…

Ergenekonvari komplolar hangi ülkelerde nasıl sahneye kondu?

George Soros’un vakıfları, gazeteleri ve politikacıları bu oyunun neresinde?

Türkiye’de hangi gazetelere, hangi kanaldan para akıtılıyor?

TSK neden hedefte?

Solcu liberallerin New York’taki akıl hocaları kimler?

Uluslararası Yazarlık Programı (IWP) Türkiye’den nasıl yazar devşiriyor?

Kim bu ödüllü edebiyatçılar?

İsim isim… Olay olay…

Yazar Soner ORHAN
Kasım - 22 - 2009

Bugün bir sınav telaşı vardı. Sınava girmek için tüm hazırlıklarımı yaptım ama sınava gitmek için henüz hazır değildim. Çalışıyordum. Önce işimi tamamlamalı sonra sınava gitmeliydim. Tam işi tamamladım şimdi gidebilirim dediğim vakitte sınava girmeme 15 dakika kalmıştı.

Hemen arabaya atladığım gibi Çukurova Üniversitesinin yolunu tuttum. Gireceğim yeride bilmiyordum. Trafik müthiş kalabalık ve alternatif yol seçeneklerinden birini kullanarak Üniversitenin yoluna kendimi ancak atabildim. Sınava 5 dakika vardı ve henüz Üniversite yoluna gelebildim. Koca üniversitede daha gireceğim bölüme ulaşmam ve sınav salonunu bulmam gerekiyordu. Haydi şimdi bul bulabilirsen.

Hiç bunları düşünmeden ilerlerken yurt bölümünde iki genç arkadaşın otostop çektiklerini ve kimseninde oralıolmadığını gördüm. Aklıma hemen Safranbolu’daki öğrencilik yıllarım geldi. Evimden çıkıp yaklaşık 1 km yol yürüyerek otostop noktasına geldiğim ve oradan da Fakülteye doğru otostop çektiğim yıllar geldi aklıma. Ne yıllardı be. Burada şimdi otostop arkadaşlarımı hatırlamak istedim. Hakan, Burak, Yunus, Haluk, Mustafa ve diğer arkadaşlarımla olan anıları hatırlamamak elde değil.:) o ayrı bir hatıra.

Neyse aracı sağa çektim ve arkadaşları arabaya aldım. Fakat son gaz sınav yerine yetişmek içinde gaza yükleniyorum. Arkadaşları inecekleri yerde bıraktığımda yeniden yalnız kalınca gideceğim yönü kestirmeye çalıştım. Üniversitenin planını bilmiyorumki. Sınava yetişmem için bir dakikam kalmış. İçimden bir ses “buradan gitmen gerekli” diye beni uyardı. Aracı o tarafa doğru sürdüm. Gittikçe sanki yaklaştığımı hissettimde yani. Çünkü yol üzerinde genellikle sağlık hizmetleri binaları tabelalarını görüyordum. Artık sanki herşey bittimi derken karşıma aradığım sınav binası çıktı. Bendeki tedirginliğin yerini artık bir rahatlama aldı desem yalan olmaz.

Belkide sınav benim açımdan çokta değerlendirelecek tarafı yoktu ama o 5 dakikalık heyecan benim adıma oldukça keyifliydi. Otostop çeken gençliği görünce sınava geç kalma tedirginliği içinde orada durma ihtiyacı hissetmek ve sanki gençlerin iyi niyet dileklerinin bana sınav merkezini bulmaya yardımcı olması bende farklı bir mutluluk yarattı. Halen iyiliğin karşılığının iyiliklerle ödendiği bir zaman diliminde yaşayabiliyormuşuz. Ne mutlu bize.

Yazar Soner ORHAN
Kasım - 21 - 2009

Eski ve Yeni Türk Lirası Resimleri.

Resimlerin tamamını  görmek için  bağlantı adresi burada

Yazar Soner ORHAN
Kasım - 20 - 2009
gesi bağlarında dolanıyorum
yitirdim yarimi aman aranıyorum
bir tek selamına güveniyorum
gel otur yanıma hallarımı soyleyim
derdimden anlamaz, ben o yari neyleyim

gesi bağlarında üç top gülüm var
hey allah’tan korkmaz sana bana ölüm var
ölüm varsa bu dünyada zulüm var
atma garip anam beni dağlar ardına
kimseler yanmasın, anam yansın derdime.

Özlü Sözler

Ozlu Sozler


-Akıllı birisinden gelen cefa, bilgisizlerin vefasından iyidir. MEVLANA
-Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir. HACI BEKTAŞI VELİ
-Bilginin olduğu yerde bilenler, aklın olduğu yerde düşünenler vardır. Y. HAS HACİP
-Unutulmak istemiyorsan, ya okunacak şeyler yaz,ya da yazılmaya değer şeyler yap. BENJAMIN FRANKLIN
- Çalışmadan, yorulmadan,üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, ve daha sonrada istiklal ve istikballerini kaybederler. GAZ M.KEMAL
- Bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunmaz. UĞUR MUMCU
- Fikirlerini ve söylediklerini asla kabul edemem..Ama onları söyleme hakkını ölünceye kadar savunurum.Voltaire
- Başkalarının bilgisi ile bilgin olsak bile ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz.Montaigne

Ne Okuyorum?

Ozlü Sözler

Faşizmin Ayak Sesleri - Erol Manisalı

Flickr Albumumden Fotograflar

photo4photo5photo9photo8