Soner ORHAN

Soner Orhan'ın Kişisel website ve Güncesi

Yazar Soner ORHAN
Mart - 28 - 2007
Belçika’nın üç resmi dilinden biri olan Hollandaca’yı kursuna giderek öğrenmeye baÅŸladım. 2 aylık süreç çabuk geçti ve geçtiÄŸimiz hafta çarÅŸamba günü ilk dönemin sonundaki büyük sınava girdim ve sınavı atlatıp ikinci döneme baÅŸlamaya hak kazandım. gerçi sınavda özellikle hollandaca’nın dilbilgisinde doÄŸal olarak zorlandım ama yazışmalar, CD’den söyleneni doÄŸru bir ÅŸekilde kağıda geçirme ve ikili diyaloglar konusunda aldığım yüksek puanlar ile olayı dengeledim.
Dün ise sertifikamı aldım. Bayan hocamız(lerares=bayan öğretmen demek) yatağının baÅŸucuna esprisi burada da geçerliymiÅŸ hoca yatağının baÅŸucuna asarsın artık dedi. pazartesi itibariyle ise baÅŸlamış olduÄŸumuz kurs ise biraz daha ağır geçeceÄŸe benziyor. buda haziran 1 haziran’da bitecek. eh yavaÅŸ yavaÅŸ da olsa konuÅŸmaya baÅŸladım da aslında biraz karışık ve konuÅŸma dilinde de ağır bir dil yani dili olduÄŸunca uzun kelimelerle yavaÅŸlatıyorlar. bu da iÅŸime geliyor aslında. fransızcaya gelince afiyet olsun, selam nasılsın, evet, hayı türünde ÅŸeylerden baÅŸka da pek bir ÅŸey öğrenemedim. eh biraz da kapasite meselesi ÅŸimdi inglizce geliÅŸsin diye gelmiÅŸken birden hollandaca ya baÅŸlamak zorunda kaldım. birde üstüne fransızca öğrenmeye kalkarsak yani ne duruma geliriz bilmiyorum ÅŸimdilik bu kadar dil yeter. hadi görüşmek dileÄŸiyle
Görüşürüz …Tot ziens….. see you
Yazar Soner ORHAN
Mart - 12 - 2007
Avrupa’da olan bitenler ya eszamanlı yada hemen etkisini hissettirerek Türkiye’yi de vuruyor. Teknoloji denilen sey gelistikce insanların beynine gizli kelepce vuruyor ve bu kelepce ancak sevgi ve iletisim tedavileri ile gideriliyor. sebeplerine gelince burada genclerin cogunlugu kulaklarında MP3 player ile dunyayla olan baglantılarını koparmıs durumdalar ve onların sesini o kadar yuksek bir duzeye getiriyorlar ki sanki dunya yı ve insanlari umursamak istemeyen tavırları ile muzigin ritmine kaptırıyorlar kendilerini herkesin kulaginda bir tane var. eger mp3 player yoksa onun yerini telefon mik alıyor. yani insanlar yanlarındakinden cok uzaktakilerden bir beklenti icindeler. benim burada oldugum gibi ben de 3500 km uzaktan beklentilerimi karsılamaya calisiyorum. ben zaten teknolojinin bir kelepcesinden kacsam diger tarafından muhakkak kelepçeleniyorum. sebebimi bende bilgisayar bagımlısı oldum. onsuz yapamıyorum. simdi odama cıkacagım ve onu yanımda goturecegim ve orada da yapacagim ilk is onu calıstırıp onunla oyalanmak olacak. ben telefon tehlikesinden kacarken artık bilgisayar teknolojisine kapılmış bir hastayım. herseyim oldu cıktı buradaki en buyuk yardımcım sıkıntılı zamanlarımı onunla oyalanarak gecirdigim dostum benim o. evet bir cansız varlık ta dost ediniliyormuÅŸ maalesef. hani bir kampa gitsem modern dunyadan bir hafta uzaklassam belki kendime gelecegim ama bilmiyorum. onu yapabilmek simdilik cok uzak bana kendinize iyi bakın teknojinin her alanında siz ona hakim olun o size hakim olmasın o teknojiyi iyi bilmek sizin ona hakim oldugunuzu degil onun sizi yonettigi anlamına gelir unutmayın…..
Yazar Soner ORHAN
Mart - 12 - 2007
Aslında birseylerin gectigini anlamak icin gun saymak gibi bir derdim yok ama bugun projedeki ve Belcika’da ki 143. günüm. artık buradaki gunlerimin  ilk yarısını yavas yavas eritip ikinci yarıya baslama vaktiginin geldigi gunler. buraya cabuk adapte olabildigim icin cok zorluklar yasamadım. universite hayatının vermis oldugu gurbet sendorumuna zaten onceden alıskındım. her sey yolunda gidiyor ama yokmu o vatan ozlemi allah sanki Türk’lere mi vermiÅŸ bu aÅŸkı bilmiyorum ama deli gibi özlüyorum oraları. burda goruntude hersey harika duzenli hayat, yeÅŸillik goruntu mukemmel ama su Türkiye’de ki çorak arazi bile baÅŸka tat veriyor insana sanki bana daha fazla vatanseverlik aşılıyor burada bulunmam. burada gunleri gecirirken gelecegi hic dusunmuyorum. askerlik ti, iÅŸ bulmaydı ya da evlenip yuva kurmaktı gibi iÅŸlere kafamı yormuyorum. sadece suanı yasıyorum. suandan zevk alıyorum. sikayet etmek gibi bir gaflet icindede degilim bu monoton hayattan. cunku benim yerimi almak isteyen binlerce kisinin arasından ben buradayım.  yalnızlık buradaki en buyuk sıkıntım mı yoksa en iyi arkadasım mı bilmiyorum ama ozelliklede haftasonları olabildigince sessiz bir binada yapayalnız yasamak bazen ne yapacagini bilmemek ve insanı odaya ve bilgisayara baglaması da beni pek mutlu ettigini soyleyemem. ama sikayet yok evet kesinlikle yok.. cok seyi ozledim. hmm neyimi ozledim. bilmiyorum liste yapmaya kalksam saatlerimi alır. projenin bittigi son gun eger hala hayatta olursam. ucaga binecegim ve o esi benzeri olmaz ulkeme tekrar donup hayatıma devam edecegim… ama burada da tabiki bana ihtiyac duydugumda yardımlarını esirgemeyen doktor ve koordinatorum ve tabiki baş aşçı burada ki dertli gunlerimin en büyük yardımcıları onları da unutmayacagim… gorusmek dilegiyle

Özlü Sözler

Ozlu Sozler


-Akıllı birisinden gelen cefa, bilgisizlerin vefasından iyidir. MEVLANA
-Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir. HACI BEKTAŞI VELİ
-Bilginin olduğu yerde bilenler, aklın olduğu yerde düşünenler vardır. Y. HAS HACİP
-Unutulmak istemiyorsan, ya okunacak şeyler yaz,ya da yazılmaya değer şeyler yap. BENJAMIN FRANKLIN
- Çalışmadan, yorulmadan,üretmeden, rahat yaÅŸamak isteyen toplumlar, önce haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini, ve daha sonrada istiklal ve istikballerini kaybederler. GAZÝ M.KEMAL
- Bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunmaz. UÄžUR MUMCU
- Fikirlerini ve söylediklerini asla kabul edemem..Ama onları söyleme hakkını ölünceye kadar savunurum.Voltaire
- Başkalarının bilgisi ile bilgin olsak bile ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz.Montaigne

Ne Okuyorum?

Ozlü Sözler

Faşizmin Ayak Sesleri - Erol Manisalı

Flickr Albumumden Fotograflar

photo4photo5photo9photo8