Dün akÅŸam itibariyle Flamence dil kursuna baÅŸladım. Brükselin kuzeydoÄŸusunda bulunan Vilvoorde ÅŸehrindeki dil kursundaki sınıfımızda Faslılar dünyanın her yerinde( marokkolular) yogunlukta olmak üzere İskoçya’dan, Brezilya’dan, Filipinler’den, Rusya’dan, Portekiz’den, Togo, Nijerya , Kamerun’dan ve daha bir çok ülkeden olmak üzere öğrenciler vardı. İlginçtir tek Türk bendim evet ilginç çünkü Türk’lerinde yogun olarak yasadigi bir bolgedir burasi.
Kursla ilgili iÅŸin zor tarafı Hocanın dersleri flamence anlatması idi. çünkü oda biliyor ki her çeÅŸit ırktan bir insanın bulunduÄŸu bir ortamda İngilizce ortak di olamazdı. Çünkü onu bilmeyenlerde vardı. Ama bu zor olsada Flamenceden flamenceye olması benim dersi daha dikkatlı dinlememe sebep oluyor hem de tekrarını yapınca inglizce’de çalışmış oluyorum.
Pazartesi’den perÅŸembeye hergün dil kursundayım. Bu benim için çok yorucu olacak çünkü kurs 21:15′te bitiyor. Kaldıgım yer Melsbroek’un merkezine otobus 20:30 da bitiyor artık baska bolgenin otobusune binecegim ve biraz uzak bir bolgede inecegim. Artık dil ogrenmek icin katlanacagiz.
Evet Avrupadayim. Avrupanin baskenti Brukseldeyim. Saydigim cansiz nesnelerde muhakkakki avrupa da gelsimis ve rayina oturmus bir sistem soz konusudur ama gel gelelim canli varliklara onlarda ki hayali medeniyetin durumu nedir.evet burada sokak tuvaleti var sokagin ortasina bu cagda bile iseyen avrupalilara onlem alabilmek icin sokaklardaki mahalle aralarina acik tuvalet koymuslar buna ragmen GENT gezimizde hala insanlarin sokakta bulduklari her yere hem de bizleri gore gore cis yaptiklarini gorunce sasirmamak elde degil ve bu olaydan sonra gidip kiz arkadisini sarilmasi ne kadar da temizlige onem verdiklerinin de gostergesidir. bu durum toplu tasima arclarina bindiginizde o pis ayakkabilari ile koltuklara ayaklarini uzattiklarini ve tum pislikerini koltuklara biraktiklarini da gorurusunuz.
Trenler de durum boyle hani Turkiye’de de vardir gencler yer vermezler pek yaslilara burada ise birakin kendi koltugunu birde yanindaki koltuga cantasini koyarlar ve size yer verme cabasi icinde de olmazlar. ve ayrica Tuvaletlerinin adi Water Closet tir (WC) ama icersinde su bulunmaz yani tuvaletin sadece kendini temizleyecegi sifon bulunur sizi temizlemez bu yuzden avrupa da tuvalet kagidi tuketimi inanilmaz boyutlarda ve avrupanin en onemli icadi bence tuvalet kagidi ve parfumdur. en bagnaz dedigimiz arap insaninin urettigi esansa agir deriz ama onda dunyayi tehdit edici hicbir unsur bulunmamaktadir parfumu o kadar kuvvetli yapmisladir ki bu kotu kokulardan arinabilmek adina Ozon tabakasinin delinmesinin bile bir onemi yoktur onlar icin. hep temizlikten bahsettik birazda Kolonilerinden bahsedelim belcikanin kolonisi Kongo’dur yani avrupanin ayakta durmasini saglayan dunyadaki somuruleridir aslinda bunlarla da gurur duyarlar. gelirlerini buradan sagliyorlar. dusunun bizim Guney Afrika gibi elmas ureticisi bir kolinimiz olsa biz bu durumda olurmuyduk. en son olarak ta dinlerden bahsedelim. evet avrupa da din ne durumda? pazar gunleri kiliselerin onunden egciyorum soyle goz meraki bir bakiyorum. genelde koca kilise de bir kac insan ibadet ediyor oturduklari sicak koltuklarinda. kendi dinime bakiyorum haftada biri birak gunde 5 defa ibadete cagiriyor uykunun en tatli yerinde ibadeti emrediyor bu halde insanlar cuma namazinda bile sirt sirtalar bu durum belcika daki minaresiz camilerde de gecerli yani aslinda ne kadar boslukta olduklarini da goruyorsunuz avrupalilarin kilise sadece hurmet edilen bir yer baska hicbir vasif tasimiyor. bunlar belki onyargili yaklasimlar her genc boyle degil muhakkak ama burada olagan seyler Turkiye’de kesinlikle tasvip edilmez medeniyetsiz olarak adlandirilir. umarim bunun gibi ve daha bir cok aykiri davranislari bulunan Avrupa’yi medeniyetin besigi dusunen arkadaslar hatalarindan geri donup medeniyetin hangi koordinatlarda bulundugunu tekrar arastirirlar.
Belcika’dayim yurtdisinda oldugunuz icin ve Turklerin yogun olmadigi bir bolge de yasadiginiz icin maalesef bayramlarin pek te bir ozelligi kalmiyor. evet 64 yilda bir gerceklesen olay ile bayram ve Yilbasi ayni gune denk geldi. burada bayrami kutlamadigim icin elbette yilbasinin da parlak gecmesi beklenemezdi. ama ben yilbasi arefesinde Bruksel’de ki Grand Palace meydanindaki o kutlamalari seyretmem bana yetti dogrusu yilbasini hastanede gecirince zaten pek te oyle hareketli gecirilmesini beklemek te mumkun olmazdi. bu arada benden 1 saat oncesinde yeni yila girmenizde herseyin once dogudan basladiginin en guzel kaniti olsa gerek. eevt ben yeni yila internet karsisida girdim. arkadaslarim T.S.I. 12′de yeni yili kutlarlerken ben daha 1 saat bekliyecektim. ve tam 12 oldugunda havalaninda belkide yarim saat suren havai fisek gosterilerini seyrettim. o gercekten hostu. Bayrama gelince evet yine gecen bayramda oldugu gibi calisarak gecirdim. bu bayram da boyle gecti insallah allah kismet ederse diger bayram evimdeyim umarim cunku 2002 yilindan bu yana gocmen kusu gibi Safranbolu arkasina Belcika ve hemen donuste gitmeyi dusundugum askerlik ile bakalim neresi olacak gocebe kulturune alisiyorum. evet yilbasi gecesiboyle gecerken yilbasi sonrasi Morgane beni yeni yil yemegine davet etti bende onlara gittim Kortrijk’e oradan sonra GENT’e gittik orasida belcikanin tarihi sehirlerinden biriydi orada guzel bir gun gecirdikten sonra eve donus yolculuguna koyulduk o Kortrijk’e gecerken ben Bruksel trenine bindim. binmeden once allta resimdede goreceksinizz Bisiklet dunyasini evet burada ayri birsey bisiklet sadece GENT’te o fotograf karesinde bine yakin bisiklet vardi ki hemen arkamda bi o kadar sol taraftaki parkta da bir o kadar vardi heralde yani bu ulkede 10 miyon nufusun rahat yarisi bisiklet sahibi cok ilginc ama boyle her kesim bisiklet kullaniyor. bir gezimizi daha yaptik bir yeni yeri daha gorduk simdi belcikanni batisi kuzeyi guneyde tek NAMUR kaldi bitti sirada dogusu var.
Gezimi anlattim gezi donusu ise Brukselde Heysel’de ki Kinepolis Sinemasinda ki BElCIKADAYIZ Grubunun sinema aktivitesine katildim. DONDURMAM GAYMAK filmi oynuyordu sinemada ve baya da kalabalikti; gerci insanlar Turkiye’de ki gibi duyarli degildi acik cep telefonlari aglayan cocuklar felan baya acayipti yani sonra film cikisinda bir cafede oturup muhabbet ettik.
Evet sunu gozlemledimki kesinlikle Belcikanin her yeri icin gecerli degil ama Bruksel icin bunu soyleyebilirim kesinlikle buraya geldiginizde kendinizi hicbirsekilde baska ulkede histtetmiyorsunuz yani herseyi ile Turkiye kesinlikle birine laf atmayin onun turk cikma olasiligi oldukca yuksek yani bir bolgeyi tamamen Turkler, Araplar ve Afrikalilar kaplamis her yerdeler ornekmi Otobuse biniyorum Melsbroek’ten bir kac km kadar flamence konusan insanlar sonra bir duraga geliyoruz ve Turkce konusmalar basliyor. sonra Noord Station da iniyorum eger tren saati icin daha varsa bekleme salonunda ki konusmalari dinliyorum turkceye rastlamamk imkansiz Trene biniyorum Kompartimanda Turkce konusmalar yani burasi sanki Turkiye gercekten bu sehir Turklerin olmus gubu geliyor insana bilmiyorum ama bazen yurtisinda olmadigimi hissdiyorum bruksele gelince:)
Bugun Belcika’da cocuklarla ilgili bir bayram vardi ve bu bayram da hastanede cikolata dagitimiyla kutlandi aksam ise benim icin iyi bir surpriz oldu. Hristiyanlarin unlu kahramani Santa Clause ve onun uc yardimcisi hastaneyi ziyarete geldiler. hastalara moral ve hediye dagitmak uzere yanlarinda hediye paketleri ile geldiler.
bu arada Santa Clause un Turk ve Musluman olmam ve ayrica Gonullu olarak calismam ilgisini cekecek olmaliki gelip benimle uzun bir sure sohbet etti aslinda benim bildigim onun soyle kocaman bir sandalyesi olur onun kucagina cocuklar oturur dilekerini dilerler di onu Noel Baba ile de karistiriyor olabilirim. ama onemli degildi hayatimda ilk kez bir Santa Clause gordum ya:) ne kadar onemliyse olsun elindeki hediye paketinden bir tane de bana uzatti. ve iyilikler diledi. Hediye paketini actigimda icinden de hani ise yarar baya bisey cikti ama bu benimle onun arasinda sir kalsin:)
“Belçikadayiz” Grubu üyelerinin yaklaşık 10 günlük oylama ile Gezi Düzenleme aktivitesinin sonucu olarak Fransa’nın Lille bölgesi listede 1. sırayı almıştı ama bir arkadaşımızın ricası üzerine listedeki 2. sıra olan Belçika’da ki Ieper’e gitme kararı almıştık. Brüksel’den Trenle 1,45 saatlik yolculuktan sonra Ieper’e varmıştık. Ieper çok süper bir ÅŸehir olmamasına raÄŸmen tarihi ile ön plana çıkıyordu. Bizim Çanakkale’miz gibi bir yerdi açıkçası. 1. Dünya savaşından kalma asker mezarlarının bulunduÄŸu bir bölge idi.
Çanakkale’de ki gibi kazılmış siperler gizli tüneller vardı. ilk gittiÄŸimiz yer Information Bürosu oldu. burada gerekli dokumanları toparladıktan sonra haritadaki 35 noktayı teker teker inceleyerek gezdik.Öğle yemeÄŸi molamızı 20 kiÅŸinin katılımıyla bir restorant ta yaptık gezdik gezdik gezdik…. gerçekten baya yorucu ve yaÄŸmurlu bir gezi oldu.
Gezi sırasında her şehirde rastlamaya alıştığım kebapçı tabelaları burada da gözüme çarpmadı değil. evet gerçekten biz heryerdeyiz. sonuç olarak bir yeri daha görmenin bir ülkenin tarihini yerinde görmenin mutluluğu yorgunluğu ve yanında yağmuru ile bir gezimi daha yaptım şimdi haftaya ki yapacağım gezinin planı hazır Belçikanın güneyine ineceğim.
Bu Hafta sonu Belçikalı olup baÅŸka ülkelerde gönüllülük yapmış gönüllüler ile Belçika’da ÅŸuan Avrupa Gönüllü Hizmeti yapan gönüllülerin buluÅŸması ve buradaki çizgi film karakterlerinin tanıtılması ile ilgili müze gezisi vardı. ben ve Morgane’da bu listede yer aldığımız için Müze ziyaretine katılacaktık. ama biz öncesinde buluÅŸup biraz Bruksel’i gezme kararı aldık.
Central Station’da buluÅŸtuktan sonra o da pek bilmediÄŸi için sora sora Grand Palace Meydanına gittik orada dolaÅŸtıktan sonra bir kaç tarihi mekanı daha dolaÅŸtık sonra diÄŸer gönüllüleri ile buluÅŸma noktamız olan Central Station’a geri döndük. yaklaşık 10 kiÅŸilik bir gruptuk. direk bugünkü gezimizin konusunu oluÅŸturan Belçika’nın dünyaca ünlü Çizgi film karakterleri film müzesini gezecektik.
Müze’ye vardık ve sonra bir Görevli bize müzedeki film karakterlerini anlatmaya baÅŸladı. evet gördüklerimin ÅŸaşırtıcı idi. çünkü karakterler gerçekten de dünyaca ünlü Redkit (Lucky Luck) ve Ten Ten olarak tanıdığımız karakterdi bunlar Belçika’lı çizgi karakterleri idi Belçika’lılar tarafından dünyaya hediye edilmiÅŸlerdi. ben onların amerikan karakteri olduÄŸunu düşünürken onlar öz ve öz belçikalı çıkmışlardı yaklaşık 2,5 saat kadar müzeyi gezdik. Müze de gerekli bilgileri alıp program bitimi akÅŸam yemeÄŸi için biÅŸeyler atıştırmak için bir kafeterya oturduk gönüllüler ile birlikte ve sonra o günkü programı tamamlamış olduk.



